Bursasor Akademi

U17 emin adımlarla...

Erhan KONÇAK

Erhan KONÇAK

E-Posta : e-koncak@hotmail.com

 U14 Takımımız ile İzmir'de ki finallere kupa kaldırarak başlamıştık, 2 günlük molanın ardından bugün tekrar İzmir'e ayak bastık.

 

Alsancak Stadı'na vardığımızda yarı finalin ilk maçı olan Beşiktaş-Trabzonspor mücadelesi henüz başlamak üzereydi, önce oturup o maçı gözlemledim. Fakat hem sıcak hava hem orta sahada yapılan top kayıpları maçın kalitesini inanılmaz derecede düşürdü. Futbol açısından vasat bir maçı Beşiktaş ilk dakikalarda attığı golle 1-0 kazanarak finale çıkan taraf oldu.
 
Ardından takımımız çıktı sahaya orta sahadaki en önemli isimlerimizden Doğanay takımla beraber İzmir'de olsada maç kadrosunda yoktu sakatlığı nedeniyle. Fenerbahçe ise bizden daha fazla eksikle gelmişti İzmir'e yedeklerinde sadece 1'i 1997 doğumlu olmak üzere 3 isim vardı. Bu bile maç öncesi ibrenin bizden yana olduğunun bir göstergesiydi.
 
Nitekim maç başladı ve takımımız oyuna ağırlığını koyan taraf oldu. Oğulcan ilk dakikalarda kaleyi bi yokladı sonuç alamadı ardından 19.dakikada perdeyi açan golü kaydetti. Daha sonra Murat ile bir penaltı atışından ve üç dört gol fırsatından daha yararlanamayan takımımız devreyi 1-0 önde kapattı.

Ne olduysa ikinci yarı oldu. Meteoroloji'nin yağmur beklediği İzmir'de güneş batarken Alsancak'ta gol yağmuru başladı. Önce Talha çıktı sahneye sonra Enes Ata skoru 3-0 yaptık ardından Fenerbahçe Boğtan'ın kaydettiği 2 golle maça ortak olsada uzatmalarda oyuna sonradan giren Batuhan ve Hayri fileleri sarsarak farkı yeniden 3'e çıkarttı ve skoru 5-2 olarak belirledi. 

Şimdi gözler pazar günü oynayacağımız final maçında. Final maçlarının havası muhakkak ki farklı olur ancak bugünki Beşiktaş U17 Takımı pazar günüde sahada olursa kupaya uzanmamız çokta zor değil.

Bu arada maçtan biraz anektodlar düşelim. Devre arası ısınan yedeklerimizin yanına gelen Altaylı top toplayıcı çocukların ''Abi siz hiç Batalla ile konuştunuz mu?'' sorusu Arjantinli yıldızımızın ne kadar geniş bir hayran kitlesi olduğunun göstergesi.

Maça gölge düşüren bir olayda son dakikalarda saha içinde yaşanan gerginlikte sarı lacivertli futbolcuların ''Biz Avrupa şampiyonu olduk, siz ne oldunuz?'' şeklindeki çirkin sözleriydi. Fenerbahçe'nin elde ettiği Avrupa şampiyonluğu tabiki takdir edilecek bir başarıdır ancak 17 yaşındaki bir çocuk bir mağlubiyette bu apoletin arkasına sığınırsa bir daha o başarıyı elde edemez ve kendi yeteneklerine ihanet etmiş olur. Bizim 1997 jenerasyonumuzda Avrupa şampiyonu, onlarda Fenerbahçe'ye karşı kaybetti ancak ben hiçbirisinin ağzından ''Biz Avrupa şampiyonuyuz, siz kimsiniz'' tarzı bir aşağılayıcı laf duymadım sarı lacivertli rakiplerine karşı.

Neyse maçın gerginliğine verelim bu olanları, bugünün bir güzelliğide tribünde takımımızı destekleyen yaklaşık 10 kadar taraftarımız ile Fenerbahçe'yi destekleyen yaklaşık 50 taraftarın hep birlikte ''Yeter Yıldırım Demirören Yeter'' tezahüratı yapması ve hem kendi hem rakip takımları alkışlaması oldu. Altyapı takımlarının maçlarına tribün terörü denen illeti bulaştırmadıkça sahadaki oyundan daha fazla keyif alacağız, umarım pazar günü de böyle bir maç izleriz.

Şimdiden başarılar...


htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR