Bursasor Akademi

Kazanırken kaybetmek mi ?

Erhan KONÇAK

Erhan KONÇAK

E-Posta : e-koncak@hotmail.com

Fuat Buruk'un Akhisar maçı sonrası sözleri benim hala hafızamdan çıkmıyor.

Site adına yazdıklarımızın yanı sıra Bursaspor U21 özelinde kendi kendime de birşeyler karalamak istedim. Elimizden geldiğince duyurmaya çalışıyoruz Bursaspor U21 Takımı kendi liginde tarih yazarak sezonun sonunu getiriyor. Geçtiğimiz hafta sonu Akhisar'ı 7-1 ile geçerek üst üste 14. maçını kazandılar. 14 Maçlık galibiyet serisi PAF / A2 / U21 Liglerinin rekoru ve her hafta bunu geliştiren bir Bursaspor U21 Takımı çıkıyor sahaya. Ama galibiyet serisi ya da gençlerin gösterdiği varoluş mücadelesi bir türlü değer bulmuyor. Bizim camiada daha çok Hamza Hoca ya da Batalla'nın U21 maçlarını 10 dakika tel örgü arkasından takip etmesi haber oluyor.

Neyse gelelim ‘yeterlilik’ sorunumuza. Bursaspor'da ki görev süresinin 4.ayında olan bir teknik adam altyapı oyuncularının Akhisar maçı için yetersiz olduğuna nasıl kanaat getirebilir ? Ve kime göre yetersiz bu çocuklar Bekir'e göre mi ? Şamil'e göre mi ? Traore'ye göre mi ? Yoksa Batalla'ya göre mi ? Kupada ki formalite maçları sonrası bir kaç maç hariç Vakıfköy'ün yüzüne bakan yok. O günlerde verilen ''Burada müthiş bir altyapı potansiyeli var. Bu potansiyeli A Takıma faydalı bir şekilde getirmek için çabalıyoruz'' demeçleri de unutuldu. 

Hamzaoğlu - Buruk ekibinin göreve geldiği Konyaspor maçı ile başlayan 14 maçlık serüvende rakiplerine beraberlik şansı dahi tanımamış çocuklar şu anki durumdan daha iyisini hak ediyor buna emin olun. Tesislerde sorun çıkarttığı veya saha içinde gereksiz agresiflikle bilinçli atılmalar nasıl ki oyuncunun Bursaspor kariyerini  bitirebiliyorsa yani ortada bir ceza sistemi varsa ödül sistemi de olmalı. (Ödül derken Cumalıkızık'ta kahvaltı veya Özlüce'de idmana çıkmaktan bahsetmiyorum) 

Bugün rol modelimiz Dortmund 17'lik Pulisic'e Lig + UEFA Avrupa Ligi'nde totalde 10 maçta 300 + süre verirken veya ligin kağıt üstünde en pahalı kadrosu olan Fenerbahçe'de 95'li Uygar Mert Zeybek 8 maçta 500+ dakika sahada kalıyorsa Furkan Soyalp'in 5 maçta, Kubilay'ın 4 maçta aldığı 200 küsür dakika komik kalıyor. Bu şartlar altında Bursaspor'un Dortmund Modeli rüyası Recep Bölükbaşı'nın Porto modeli söylemine doğru gider benden uyarması. Dortmund demişken esas verilmesi gereken örnek 20’lik Weigl ama o da sezon başında geldiği Dortmund’ta yaşına başına bakmadan (!) 46 maça çıktığı için Pulisic’i yazmak daha gerçekçi oldu. Mesela Tuchel Liverpool ile olan çeyrek final ilk maçı 1-1 giderken kenarda Kagawa veya Leitner varken Pulisic hamlesini oynuyor. Elin Almanı ne bilsin işte futbolu. Çeyrek final ilk maçında 17’lik çocuğun ne işi var ? Oynat kupa maçında at kenara.

Örnekleri çoğaltmak mümkün; Manchester United – Rashford. Sezon başında hücümda sakatlıklar olunca Fellaini’yi oraya monte eden Van Gall bir UEFA maçında 17’lik Rashford’a formayı verdi ve o çocuk sonra yürüdü gitti. Rashford tutar veya tutmaz henüz erken ama şans verilince neler yapılabileceğini göstermesi bu sezonluk yeterli.

Ben U21’de oynayan her oyuncu A Takımda sırıtmadan oynar iddiasında değilim. Ama potansiyel olarak son yılların en parlamaya müsait jenerasyonu var şu an elimizde. Öyle bir jenerasyon ki Enes’i Manchester City’e uğurladık. Ertuğrul henüz 19’un da Yeşil Bursa tecrübesi var, A Takım tecrübesi var ve bu sezon Rize’de sezona sakat başlamasına ve mevkisinde sıkı rakipleri olmasına rağmen kayda değer süreler aldı. Muhammed bu sezon Yeşil Bursa’da liginin en az gol yiyen kalecilerinden ve Milli Takımının da kalesini koruyor.

 Bu çocukların inançlarını kırmayalım. Mesela benim en çok güvendiğim adamların başında gelen Emirhan 7-1’lik Akhisar maçından çıkıp TV başına geçtiğinde Bursaspor orta sahasında Şamil-Traore ikilisini seyretmemeli. Ya da Dany-Sivok-Serdar üçlüsünden biri sakat/cezalı olduğunda forma başka bir mevkiden devşirme oyuncuya gitmemeli. U21’den profosyonel kontratlı stoperin Furkan Emre Ünver çıkmalı sahaya veya alternatif olarak külübeye girmeli. 8-10 maçtır gol atamayan Necid yerine (De Sutter'i kafada bitirdiğimiz için) bir maçta Kubilay şans bulmalı hem Necid’e formanın pahalı olduğunu anlatmak için, hem Kubilay’ı U21’de attığı golleri ödüllendirmek için. Bunlar inanın zor şeyler değil. Sadece birazcık cesaret lazım.

Cesaret derken öyle yalandan değil. Samet Aybaba Serdar Aziz’i sahaya sürdüğünde yaşı 18’idi. Bir maçta hatalı gol yedirince apar topar oyundan aldığını hatırlıyorum sonrasında sezon boyunca 3-4 maç daha ya oynattı ya oynatmadı. Hata futbolun doğasında var, ne olur yani bi sefer de Jorquera’nın değil Emirhan’ın kaptırdığı toptan gol yiyelim ? Ya da bi sefer Furkan Emre’nin adam kaçırmasından gol yiyelim. Kaybedeceğin 3 puan veya 1 puan neyse ya da maddi karşılığı 1 milyon TL vs. ama işin ucunda geleceği kazanmak varsa bu cesareti almaya değmez mi ? Sonuçta kendilerinden 8-10 kat fazla kazanan 30 yaşındaki ağabeyleri yerine daha yüreğini ortaya koyan formasına sıkı sıkıya sarılacak pırıl pırıl adamlar varsa bence her şeye değer.  

''Dortmund olmak...'' yazımda Hamza Hoca'nın bu model için uygun olup olmadığını görmek için kalan 10 maçı da seyretmek lazım demiştim. 10 maçlık periyodun yarısı geride kaldı ve benim inancım git gide azalıyor. Bu gidişle ya modeli değiştireceğiz ya da hocayı. Bursaspor'un önümüzdeki sezonunun kaderini Başkan Ali Ay'ın bu konuda vereceği karar belirleyecek. Tamam ya da devam ne denirse şimdiden hayırlısı diyelim biz. Kazanan hep Bursaspor olsun.

Erhan Konçak - Bursaspor Akademi


htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR